10 adımda obeziteyi yenin

Obezite tek kelimeyle çağımızın hastalığı. 7’den 70’e kadın erkek, genç yaşlı demeden herkesin sıkıntısı. Obezite kişinin sağlığını bozacak derecede aşırı kiloya sahip olması durumu. Obezitenin derecesi, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği kişinin boy ve kilosuna göre hesaplanan vücut kitle indeksi ile belirlenmekte.

Özellikle kapalı yöntemle ameliyatlardaki gelişmeler sayesinde ABD’de her yıl 200,000’den fazla obezite ameliyatı yapılmakta. Prof. Dr Abdulkadir Bedirli obeziteyi bu kadar yaygın hâle getiren sebepleri, sorunları obeziteyi ve obezite cerrahisini 10 maddede özetledi.

1.Dünyada obezite
Prof. Dr. Abdulkadir Bedirli dünyada obeziteyle ilgili olarak “Obezite küresel boyutta önemli bir halk sağlığı sorunu. Hem gelişmiş ülkelerde hem de gelişmekte olan ülkelerde obezite her geçen gün artış göstermekte. DSÖ tarafından 21 Ülkeden 34 farklı popülasyonda yapılan ve 10 yıl süren MONICA çalışmasında 10 yılda obezite prevalansında %10-30 arasında bir artış saptandığı bildirilmiştir.” ifadelerini kullandı.

2.Türkiye’de obezite
Gün geçtikçe ülkemizde de obezitenin görülme oranı artmakta. TÜİK (2010) Sağlık Araştırması verilerine göre 15 yaş ve üzeri bireylerde obezite görülme sıklığı, erkeklerde %13.2, kadınlarda %21, genel toplamda %16.9 olarak tespit edilmiştir.

3.Obezitenin nedenleri
Prof. Dr. Abdulkadir Bedirli; aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıkları, yetersiz fiziksel aktivite, yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, sosyo – kültürel etmenler, gelir durumu, hormonal ve metabolik etmenler, genetik etmenler, psikolojik problemler, sık aralıklarla çok düşük enerjili diyetler uygulama, sigara – alkol kullanma durumu, kullanılan bazı ilaçlar (antideprasanlar vb.), doğum sayısı ve doğumlar arası süre gibi etkenlerin obeziteye neden olduğunu belirtti.

4.Çalışma koşullarının obeziteye etkisi
Stres, kaygı, yoğun çalışma temposu bireyi duygusal açlık güdüsüyle beraber yemek yemeye iten etmenlerin başında geliyor. Özellikle ofis çalışanları gün boyu hareketsiz kaldıklarından kilo almaya daha eğilimli oluyorlar.

5.Obezite ve psikoloji
Psikiyatrik anlamda bir yeme bozukluğu olmayan obezite, bazı psikiyatrist ve psikologlar tarafından yeme bağımlılığı olarak kabul edilir. Tıpkı alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı gibi beynin güdülenme, ödül ve ket denetiminde görevli bölgelerdeki sorunlarla ilişkilendirilmektedir.

6.Obezitenin yol açtığı sağlık problemleri
-Şeker hastalığı
-Hipertansiyon
-Uyku apnesi,
-Karaciğer yağlanması
-Astım
-Solunum zorluğu
-Dejeneratif eklem hastalıkları
-Menstruasyon düzensizlikleri
-Ruhsal sorunlar

7.Obezite tedavi yöntemleri
Obezitede çeşitli tedavi yöntemleri olduğunu belirten Bedirli, temel tedavi yöntemlerini şöyle sıraladı;
-Tıbbi beslenme (diyet) tedavisi
-Egzersiz tedavisi
-Davranış değişikliği tedavisi
-Farmakolojik tedavi
-Cerrahi tedavi

8.Obeziteye cerrahi çözüm
Prof. Dr. Abdulkadir Bedirli, obezite cerrahisini “Obezite cerrahisi kısaca sağlık problemleri oluşturacak ağırlıkta, diyet ve egzersiz gibi metotlarla çözülememiş aşırı kilo sorununun çözümü için sindirim sistemi üzerinde uygulanan bir grup cerrahi yöntemi içeren bir tedavi yöntemi” şeklinde tanımladı. Bugüne kadar robotik yöntemle 250 üzerinde ameliyat gerçekleştirdiğini söyleyen Bedirli “hepsinin sonucu, dönüşü ve devam süreci gayet başarılıydı.” dedi.

9.Obezite cerrahisinde güncel yaklaşımlar

Da Vinci Robot Destekli Obezite Ameliyatı
Günümüzün önemli bir sağlık problemi olan obezite’nin cerrahi tedavisinde robotik cerrahi son yıllarda sıklıkla uygulanan bir işlemdir. 1997 yılında ilk kez Brüksel’de Dr. Cadiere ve arkadaşlarının uyguladıkları ilk safra kesesi ameliyatı sonrası, da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi cerrahi alanında bir çığır açmıştır.

Gastrik Bypass Ameliyatı
Gastrik bypass cerrahisi kilolarını kontrol etmek için diet ve egzersiz dahil tüm konservatif yöntemleri ve önlemleri denemiş ancak başarısız olmuş morbid obez hastalar için uygun bir alternatiftir. Kilo sorununu çözmek için ameliyat olma kararı almak ne kadar önemli bir adımsa, ameliyat tipi ve uygulanacak teknik daha önemli bir karardır.

Tüp Mide Ameliyatı
Tüp mide / mide küçültme ameliyatı zamanımızda ülkemizde en sık uygulanan obezite cerrahisi yöntemdir. Usta ellerde bir saatin altında tamamlanabilen bu ameliyat laparoskopik bir girişimdir. Dolayısıyla büyük bir karın kesisi yoktur ve ameliyat milimetrik deliklerden girilerek yapılmaktadır.

Duodenal Switch Ameliyatı
Duodenal Switch prosedürü tüketilen yiyecek miktarını sınırlandırdığından kilo vermeyi kolaylaştırır.
Midenin boyutu ufaltılır ve böyle vücuda giren kalori miktarını da azaltır. Duodenal Switch ameliyatı ince bağırsaklarda etkili bir şekilde gıdaların emilimini azaltarak metabolizmayı doğrudan etkilediğinden daha fazla kilo kaybına yol acar.

10.Obezite ameliyatlarının sonrası
Prof. Dr. Abdulkadir Bedirli, ameliyat sonrası dönemi şu şekilde özetledi; “Obezite cerrahisi sonrası süreci  “erken” ve “geç” dönem olmak üzere ikiye ayırarak incelemek yerinde olacaktır.  Kilo kaybının sürmesi beklenen “erken dönem” kabaca ameliyat sonrası ilk 2 yılı içerir. Geç dönem ise kilo kaybının durmasından yani ilk 2 yıldan sonrasını tanımlamaktadır. Uygulanan cerrahi tekniklerle hastalar aşırı kilolarının %70 ve daha üzerini verebilmektedir. Ameliyatla böylesine büyük ve kalıcı bir kilo kaybı, çoğu hastanın daha önce cerrahi dışı tedavilerle yaşadığı deneyimlerden çok farklıdır. Ameliyat sonrası sağlıklı beslenme, vücudunuzu dinlemeyi öğrenme, seçimleriniz ve düzenli egzersiz için sorumluluk alma yaşam boyu sürecek bir taahhüttür.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.